Kan Hastalıkları

Selim Hastalıklar ve Kanserler

Trombositemi ve Trombositoz Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Trombositemi ve trombositoz kanınızda normalden daha fazla sayıda platelet (trombosit) bulunması durumlarına verilen adlardır. Plateletler kan hücre parçacıklarıdır. Diğer tür kan hücreleri ile birlikte kan iliğinizde yapılırlar.
 
Plateletler kanda hareket ederler ve bir kan damarı hasar gördüğünde oluşabilecek kanamayı durdurmak için birbirlerine yapışarak pıhtı oluştururlar. Plateletlere aynı zamanda trombosit adı da verilir, çünkü kan pıhtısına trombus da denir.
 
Normal platelet sayısı bir mikrolitre kanda 150,000 ile 450,000 arasında değişir.

Genel Özet
Yüksek platelet sayısının nedenleri bilinmiyorsa “trombositemi” terimi tercih edilir. Bu duruma primer ya da esansiyel trombositemi adı verilir.
 
Bu durum kemik iliğindeki bozuk hücrelerin aşırı sayıda platelet yapması sonucu oluşur. Kemik iliği kemiklerin içinde yer alan süngersi dokudur. Kemik iliğinde alyuvarları, akyuvarları ve plateletleri oluşturacak kök hücreler bulunur. Kemik iliğinde çok fazla sayıda platelet yapımına neyin yol açtığı genellikle bilinmemektedir.
 
Primer trombositemide yüksek platelet sayısı tek başına görülebileceği gibi diğer kan hücre bozukluklarıyla bir arada da olabilir. Kandaki platelet sayımı mikrolitrede 500.000 den 1 milyona kadar değişiklik gösterebilir. Bu, çok sık rastlanan bir durum değildir.
 
Yüksek platelet sayımının nedeni başka bir hastalık veya durum ise “trombositoz” terimi tercih edilir. Bu duruma sıklıkla sekonder ya da reaktif trombositoz denir.
 
Sekonder trombositozda platelet sayımı bir mikrolitre kanda genellikle 1 milyonun altındadır. Sekonder trombositoz primer trombositemiden daha sık görülür.
 
Sıklıkla, yüksek platelet sayımı bulgu ve belirtiye sebep olmaz. Nadiren kan pıhtılaşması veya kanama gibi ciddi ve hayatı tehdit eden belirtiler oluşabilir. Bu belirtiler çoğunlukla primer trombositemisi olan kişilerde görülür.
 
Genel Görünüm
Herhangi bir bulgu veya belirti göstermeyen primer trombositemili kişilerde durum kötüye gitmedikçe tedavi gerekmez. Bu durumda olan diğer kişilerde ise tedavi için ilaç verilmesi veya tıbbi işlemlerin uygulanması gerekebilir. Primer trombositemisi olan çoğu kişide ömür süresi normaldir.
 
Sekonder trombositozda tedavi ve genel görünüm altta yatan nedene göre değişir.
 
Thrombositemi ve Thrombositoza Verilen Diğer Adlar
Primer trombositemiye aynı zamanda şu isimler de verilir:
  • Esensiyel trombositemi. Yüksek platelet sayımı tek başına oluşmuşsa (yani başka bir kan hücre hastalığı yoksa) bu terim kullanılır.
  • İdiyopatik trombositopeni.
  • Primer ya da esensiyel trombositoz (bunlar daha az tercih edilen terimlerdir)
Sekonder trombositoza ayrıca şu isimler de verilir:
  • Reaktif trombositoz.
  • Sekonder trombositemi (bu daha az tercih edilen bir terimdir) .

 

Trombositemi ve Trombositoz Nedir?

Trombositemi ve trombositoz kanınızda normalden daha fazla sayıda platelet (trombosit) bulunması durumlarına verilen adlardır. Plateletler kan hücre parçacıklarıdır. Diğer tür kan hücreleri ile birlikte kan iliğinizde yapılırlar.
 
Plateletler kanda hareket ederler ve bir kan damarı hasar gördüğünde oluşabilecek kanamayı durdurmak için birbirlerine yapışarak pıhtı oluştururlar. Plateletlere aynı zamanda trombosit adı da verilir, çünkü kan pıhtısına trombus da denir.
 
Normal platelet sayısı bir mikrolitre kanda 150,000 ile 450,000 arasında değişir.

Genel Özet

Yüksek platelet sayısının nedenleri bilinmiyorsa “trombositemi” terimi tercih edilir. Bu duruma primer ya da esansiyel trombositemi adı verilir.
 
Bu durum kemik iliğindeki bozuk hücrelerin aşırı sayıda platelet yapması sonucu oluşur. Kemik iliği kemiklerin içinde yer alan süngersi dokudur. Kemik iliğinde alyuvarları, akyuvarları ve plateletleri oluşturacak kök hücreler bulunur. Kemik iliğinde çok fazla sayıda platelet yapımına neyin yol açtığı genellikle bilinmemektedir.
 
Primer trombositemide yüksek platelet sayısı tek başına görülebileceği gibi diğer kan hücre bozukluklarıyla bir arada da olabilir. Kandaki platelet sayımı mikrolitrede 500.000 den 1 milyona kadar değişiklik gösterebilir. Bu, çok sık rastlanan bir durum değildir.
 
Yüksek platelet sayımının nedeni başka bir hastalık veya durum ise “trombositoz” terimi tercih edilir. Bu duruma sıklıkla sekonder ya da reaktif trombositoz denir.
 
Sekonder trombositozda platelet sayımı bir mikrolitre kanda genellikle 1 milyonun altındadır. Sekonder trombositoz primer trombositemiden daha sık görülür.
 
Sıklıkla, yüksek platelet sayımı bulgu ve belirtiye sebep olmaz. Nadiren kan pıhtılaşması veya kanama gibi ciddi ve hayatı tehdit eden belirtiler oluşabilir. Bu belirtiler çoğunlukla primer trombositemisi olan kişilerde görülür.
 
Genel Görünüm

Herhangi bir bulgu veya belirti göstermeyen primer trombositemili kişilerde durum kötüye gitmedikçe tedavi gerekmez. Bu durumda olan diğer kişilerde ise tedavi için ilaç verilmesi veya tıbbi işlemlerin uygulanması gerekebilir. Primer trombositemisi olan çoğu kişide ömür süresi normaldir.
 
Sekonder trombositozda tedavi ve genel görünüm altta yatan nedene göre değişir.
 
Thrombositemi ve Thrombositoza Verilen Diğer Adlar

Primer trombositemiye aynı zamanda şu isimler de verilir:
  • Esensiyel trombositemi. Yüksek platelet sayımı tek başına oluşmuşsa (yani başka bir kan hücre hastalığı yoksa) bu terim kullanılır.
  • İdiyopatik trombositopeni.
  • Primer ya da esensiyel trombositoz (bunlar daha az tercih edilen terimlerdir)
Sekonder trombositoza ayrıca şu isimler de verilir:
  • Reaktif trombositoz.
  • Sekonder trombositemi (bu daha az tercih edilen bir terimdir) .

 

Trombositemi ve Trombositoz Niçin Oluşur?

Primer Trombositemi

Primer trombositemide kemik iliğinizdeki hatalı hücreler çok fazla sayıda platelet üretir. Buna neyin sebep olduğu genellikle tam bilinmez. Bu durum diğer kan hücre bozuklukları olmaksızın ortaya çıkarsa esansiyel trombositemi adını alır.
 
Nadir görülen bir trombositemi tipi kalıtsaldır. (“Kalıtsal” terimi durumun anne-babadan çocuklarına genlerle geçtiğini belirtir.) Bazı olgularda genetik bir mutasyon bu duruma yol açabilir.
 
Primer trombositemide kemik iliğinin çok fazla platelet üretmesinin yanı sıra, yapılan plateletler de anormaldir. Bundan dolayı da kan pıhtıları oluşturabilir veya sürpriz bir şekilde kanamaya yol açabilirler.
 
Kanama aynı zamanda von Willebrand hastalığı denen duruma bağlı olarak da görülebilir. Bu durum kan pıhtılaşma sürecini etkiler.
 
Yıllar sonra kemik iliğinde skarlaşma (kuruyarak işlevini yitirme) görülebilir.
 
Sekonder Trombositoz

Başka bir hastalık, durum ve dış faktör platelet sayısında artışa neden olduğunda bu durum görülür. Örneğin yüksek platelet sayısına sahip kişilerin %35\'inde aynı zamanda kanser de görülür- bu genellikle akciğer, sindirim sistemi, meme, yumurtalık kanseri ve lenfomadır. Bazen yüksek platelet sayımı kanserin ilk belirtisidir.
 
Yüksek platelet sayımını neden olabilen durum ve faktörler şunlardır:
 
  • Demir eksikliği anemisi
  • Hemolitik anemi
  • Dalağın olmaması (ameliyatla dalağın alınmış olması)
  • Kanser
  • Bağ dokusu hastalıkları, enflamatuar barsak hastalıkları ve tüberküloz gibi enflamatuar veya enfeksiyöz hastalıklar
  • İlaçlara karşı oluşan reaksiyonlar

Bazı durumlar sadece kısa bir süre oluşan yüksek platelet sayımına yol açabilirler. Bunlara örnek olarak şu durumlar gösterilebilir:
 
  • Ciddi kan kaybından sonraki iyileşme sürecinde
  • Aşırı alkol kullanımı ve B12 vitamini ya da folat eksikliğine bağlı oluşan düşük platelet sayımı sonrası iyileşme sürecinde
  • Akut (kısa süreli) enfeksiyon veya enflamasyonlarda
  • Fiziksel aktiviteye yanıt olarak

Sekonder trombositozda platelet sayımı yüksek olsa da plateletlerin kendisi (primer trombositeminin aksine) normal yapıdadır. Bu nedenle sekonder trombositozlu kişiler kan pıhtısı ve kanama açısından daha az risk altındadırlar.

 

Kimler Trombositemi veya Trombositoz Riski Altındadır?

Primer Trombositemi

Bu, çok sık rastlanan bir durum değildir. Bu duruma sahip olan insanların tam sayısı bilinmemektedir. Bazı tahminlere göre toplumda her 100.000 kişiden 1 ila 2.5\'inde primer trombositemi bulunmaktadır. Bu oran, gerçekte olduğundan daha düşük olabilir, çünkü primer trombositemililerin çoğunda belirti yoktur. Bu nedenle, hastalar bu durumun farkında olmayabilir.
 
Primer trombositemi 50 ile 70 yaş arasındaki kişilerde daha sık görülmekle birlikte her yaşta oluşabilir. Bilinmeyen nedenlerden dolayı primer trombositemiye 30 yaşlarındaki kadınlarda aynı yaştaki erkeklerden daha sık rastlanır.
 
Sekonder Trombositoz

Sekonder trombositoza neden olabilecek bir hastalık, durum veya faktör varsa bu duruma yakalanma riskiniz de artmış demektir. (Daha fazla bilgi için bkz. “Trombositemi ve Trombositoz Niçin Oluşur?”) Bu durum primer trombositemiden daha sık görülür. Yüksek platelet sayımı olan kişilerin araştırıldığı iki çalışmada 500,000 üzeri platelet sayımına sahip olanların çoğunda sekonder trombositoz bulunduğu saptanmıştır.

 

Trombositemi ve Trombositozun Bulgu ve Belirtileri Nelerdir?

Trombositemi veya Trombositozlu pek çok kişide hiçbir bulgu ve belirti yoktur. Bu durumlar sıklıkla yalnızca rutin kan testleri sonrası saptanabilir.
 
Primer trombositemili kişilerde ciddi bulgu ve belirti bulunma olasılığı sekonder trombositozlu kişilere göre daha fazladır.
 
Primer Trombositemi
 
Sıklıkla, primer trombositemi bulgu ve belirtilerine sahip olan kişilerde primer trombositeminin sadece hafif şekli bulunur. En sık rastlanan bulgu ve belirtiler kan pıhtılarına ve kanamaya bağlıdır. Bunlar arasında halsizlik, kanama, baş ağrısı ile ellerde ve ayaklarda uyuşukluk hissi sayılabilir.
 
Kan Pıhtıları
Primer trombositemide kan pıhtıları en çok beyinde, ellerde ve ayaklarda oluşur. Yine de pıhtılar kalp ve bağırsaklar da dahil, vücudun herhangi bir yerinde görülebilir.
 
Beyindeki kan pıhtıları primer trombositemili kişilerdeki belirtilerin yüzde 25\'ine neden olur. Sık görülen belirtiler kronik (süregelen) baş ağrısı ve baş dönmesidir. İleri olgularda inme gelişebilir.
 
El ve ayaklardaki minik kan damarlarının içinde oluşan pıhtılar kızarıklığa ve uyuşmalara neden olur. Bu da en çok avuç içlerinde ve ayak tabanlarında duyumsanan yoğun yanma hissi ile zonklamaya yol açar.
 
Kan pıhtılarının diğer bulgu ve belirtileri arasında şunlar bulunur:
 
  • Konuşmada ve farkındalıkta (bilinç durumunda) bilinç bulanıklığından tam bilinç kaybına değişebilen değişiklikler
  • Nöbetler
  • Bir ya da iki kolda, sırtta, boyunda, alt çenede veya karında rahatsızlık hissi
  • Nefes darlığı ve mide bulantısı

 

Plasentada oluşan kan pıhtıları primer trombositemili hamile kadınların yarısında ölü doğuma ya da düşüğe nende olur.
 

 

Primer trombositemi veya sekonder trombositozlu olup doğum kontrol hapı kullanan kadınlar kan pıhtıları açısından yükske risk altındadırlar.
 
Kan pıhtıları başka durum ve faktörlerle de ilintili olabilir. Yaş (60\'ını geçmiş olma), önceden kan pıhtısı öyküsünün olması, diyabet, yüksek tansiyon ve sigara kullanımı kan pıhtılaşması riskinizi artırır.
 
Kanama
Kanama oluştuğunda, en çok kanda mikrolitrede 1 milyondan fazla platelet sayımına sahip olan kişileri etkiler. Kanama bulguları arasında burun kanamaları, deride çürükler, ağızda ya da dişetlerinde kanama veya dışkıda kan bulunmasıdır.
 
Her ne kadar kanama düşük platelet sayısı ile ilintili olsa da yüksek sayıda plateletlere sahip olan kişilerde de oluşabilir. Trombositemi veya trombositozda oluşan kan pıhtıları vücudunuzun plateletlerini tüketebilir. Bu da kan damarlarının duvarlarında oluşacak kesi ve yırtıkların kapatılması için yeteri kadar plateletin kalmadığı anlamına gelir.
 
Çok yüksek platelet sayısına sahip kişilerde görülen kanamanın diğer bir nedeni de von Willebrand Hastalığı adı verilen durumdur. Bu durum kan pıhtılaşma sürecini etkiler.
Nadir görülen primer trombositemi olgularında (yüzde 2 den az), bozuk kemik iliği hücreleri bir çeşit lösemiye neden olurlar. Lösemi kan hücrelerinin kanseridir.
 
Sekonder Trombositoz
Sekonder trombositozlu kişilerde kan pıhtısı ve kanama riskli daha azdır. Bunun nedeni platelet sayımlarının primer trombositemideki kadar yüksek olamamasıdır. Ayrıca, primer trombositeminin aksine plateletler de genellikle normaldir.
 
Bununla birlikte, sekonder trombositozlu bir kişi yatak istirahatındaysa veya aterosklerozu varsa kan pıhtısı ve kanama açısından artmış risk altındadır.

 

Trombositemi ve Trombositoz Tanısı Nasıl Konur?

Doktorunuz Trombositemi veya trombositoz tanısını tıbbi öykünüze, muayenenize ve test sonuçlarına göre koyacaktır. Sizinle bu süreçte bir hematolog da ilgilenebilir. Hematolog, kan hastalıkları ve bozuklukları konusunda uzmanlaşmış doktordur.
 
Tıbbi Öykü

Doktorunuz size plateletlerinizi etkileyebilecek faktörler hakkında sorular sorabilir. Bu sorulara örnek olarak:
 
  • Tıbbi bir müdahale görüp görmediğiniz, kan nakli yapılıp yapılmadığı
  • Yakın zamanda enfeksiyon geçirip geçirmediğiniz, aşılama yapılıp yapılmadığı
  • Reçetesiz satılanlar da dahil, kullandığınız ilaçlar,
  • Genel beslenme alışkanlıklarınız, normalde tükettiğiniz alkol miktarı
  • Ailenizde platelet sayımı yüksek olan kişilerin bulunup bulunmadığı

Fizik Muayene

Doktorunuz kan pıhtılaşması ve kanama ile ilgili bulgu ve belirtileri araştırmak için sizi muayene edecektir. Ayrıca enfeksiyon gibi sekoner trombositoza neden olabilecek durumlara ait bulgulara da bakacaktır.
 
Primer trombositemi tanısı, yüksek platelet sayımına neden olabilecek diğer tüm olası nedenler dışlandıktan sonra konabilir. Örneğin doktorunuz erken dönemde olan ve tanısı henüz konmamış kanseri araştırmak için testler önerebilir. Başka bir hastalık, durum veya faktör yüksek platelet sayımına neden oluyorsa tanı sekonder trombositozdur.
 
Tanı Testleri

Doktorunuz yüksek platelet sayımının tanısını koymaya yardımcı olmak için aşağıdaki testlerin yapılmasını önerebilir:
 
Tam Kan Sayımı

Tam kan sayımı (CBC) kanınızda kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositlerin düzeyini ölçer. Bu test için genellikle kolunuzdan olmak üzere bir kan damarınızdan az miktarda kan alınacaktır.
 
Trombositemi veya trombositozunuz varsa tam kan sayımı (hemogram) sonucu plateletlerinizin yüksek sayıda olduğunu gösterecektir.
 
Kan Yayması

Kan yayması plateletlerinizin durumunu kontrol etmek için yapılır. Bu test için genellikle kolunuzdan olmak üzere bir kan damarınızdan az miktarda kan alınacaktır. Kanın bir kısmı cam bir lamın üzerine konur. Daha sonra bir mikroskopla plateletlerinize bakılır.
 
Kemik İliği Testleri

Kemik iliği testleri kemik iliğinizin sağlıklı olup olmadığını gösterir. Plateletlerin de dahil olduğu kan hücreleri kemik iliğinde yapılırlar. İki türlü kemik iliği testi vardır: aspirasyon ve biyopsi.
Kemik iliği aspirasyonu kemik iliğinizin çok fazla platelet üretip üretmediğini araştırmak için yapılır.

Bu testte doktorunuz bir iğneyle kemik iliğinizden az bir miktar sıvı alır. Bu örnek hatalı hücrelerin olup olmadığını anlamak için bir mikroskop altında incelenir.
Kemik iliği biyopsisi sıklıkla aspirasyonda hemen sonra uygulanır. Bu test için doktorunuz bir iğne ile kemik iliğinizden küçük bir miktar doku alır. Alınan bu doku kemik iliğindeki hücrelerin sayısının ve tiplerinin araştırılması için incelenir.
 
Trombositemi ve trombopenide kemik iliğinde platelet üreten büyük hücrelerden normalden daha fazla sayıda bulunur.
 
Diğer Testler

Doktorunuz yüksek platelet sayımına neden olabilecek genetik faktörlerin araştırılması için başka kan testlerinin yapılmasına da önerebilir.

 

Trombositemi ve Trombositoz Nasıl Tedavi Edilir?

Primer Trombositemi
 
Günümüzde bu durum geçmişe göre daha az tehlikeli olarak kabul edilmektedir ve genel görünüm sıklıkla iyidir. Bulgu ve belirti vermeyen kişiler, durumları kötüleşmedikçe tedaviye gereksinim duymazlar.
 
Kan pıhtıları açısından risk altında olanlara aspirin yararlı olabilir (aspirin kanı sulandırır). Bununla birlikte, kanamaya neden olabileceği için, aspirin kullanımını doktorunuzla konuşmalısınız. Doktorlar primer trombositemili hamile kadınların çoğuna aspirin yazarlar. Bunun nedeni aspirinin anne karnındaki bebeğe yan etkilerinin fazla olmamasıdır.
Primer trombositemili bazı kişiler platelet sayısını düşürmek için ilaçlara veya tıbbi işlemlere gereksinimi olabilir.
 
Platelet Sayısını Düşürmek İçin Kullanılan İlaçlar
 
Aşağıdakilerden biri mevcut ise platelet sayısını düşürmek için ilaç kullanmanız gerekebilir:
 
  • Geçmişte kan pıhtısı veya kanama öyküsünün bulunması
  • Yüksek kan kolesterolü, yüksek tansiyon veya diyabet gibi kalp hastalığı açısından risk faktörlerinin bulunması
  • Yaşınızın 60'ın üzerinde olması
  • Platelet sayımınızın 1 milyondan daha fazla olması
Bu ilaçları ömür boyu almanız gerekebilir.
 
Hidroksiüre. Bu, primer trombositemi tedavisi için en sık kullanılan platelet-azaltıcı ilaçtır. Hidroksiüre kanser ve diğer ölümcül tehlikesi olan hastalıkların tedavisinde kullanılır. Genellikle kanser ve kan hastalıkları konusunda uzmanlaşmış doktorların kontrolü altında verilir. Hidroksiüre verilen hastalar yakından takip edilir.
Günümüzde, hidroksiüre ile aspirin birlikte kan puıhtıları açısından yüksek risk altında olan primer trombositemililerde standart tedaviyi oluşturur.
 
Anagrelid. Bu ilaç trombositemi tedavisinde kullanılmıştır. Ancak, hidroksiüre kadar yararlı görülmemektedir. Angrelidin de sıvı birikimi, çarpıntı, aritmi, kalp yetmezliği ve baş ağrısı gibi yan etkileri vardır.
 
İnterferon alfa. Bu ilaç platelet sayısını düşürür, ancak hastaların yüzde 20'sinde dayanılmaz derecede yan etki oluşur. Yan etkiler arasında nezleye benzer bir his, iştah azalması, mide bulantısı, ishal, havale nöbetler, aşırı tedirginlik hissi ve uyku hali bulunur.
Doktorlar bu ilacı primer trombositemili hamile kadınlara yazabilirler. Bunun nedeni bu ilacın bebek için hidroksiüreden ve anagrelidten daha güvenli olmasıdır.
 
Plateletferez
Plateletferez, platelet sayısını hızla düşürmek için kullanılan bir işlemdir. Bu işlem sadece acil durumlarda uygulanır. Örneğin, primer trombositemi nedeniyle inme geçirenlerde plateletferez gerekebilir.
Bu işlem sırasında kan damarlarınızdan birine damar içi iğneyle girilerek kan alınır. Alınan kan, plateletlerin ayıran bir makinenin içinden geçer. Kalan kan daha sonra damarınızdan size geri verilir.
Platelet sayımınızı güvenli bir düzeye indirebilmek için bir ya da iki işlem yeterli olabilir.
 
Sekonder Trombositoz
Sekonder trombositoz nedene yönelik tedavi edilir.
Sekonder trombositozlu kişilerde genellikle platelet azaltıcı ilaçlara veya işlemlere gerek duyulmaz. Bunun sebebi plateletlerin (primer trombositeminin aksine) genellikle normal olmasıdır. Aynı zamanda, platelet sayımları kan pıhtısı ya da kanama riskine yol açacak kadar yüksek değildir.

 

Trombositemi ve Trombositoz Nasıl Önlenebilir?

Primer trombositemi önlenemez.

Bununla birlikte, kan pıhtısı oluşma riskini azaltmak ve oluşabilecek problemleri önlemek için bazı önlemler alabilirsiniz.
 
Yaş, önceden kan pıhtısı öyküsü, yüksek kan kolesterolü, yüksek tansiyon, diyabet ve sigara kullanımı kan pıhtıları için birer risk faktörüdür. Riskinizi azaltmak için sigarayı bırakmalı ve olabildiğince risk faktörlerini kontrol altında tutmalısınız.
 
Skonder trombositoza yol açan durumları önlemek her zaman mümkün değildir. Ancak rutin tıbbi bakımdan geçiyorsanız doktorunuz plateletleriniz yükselmeden önce bu durumları ortaya çıkarabilir.

 

Trombositemi veya Trombositoz ile Birlikte Yaşamak

Trombositemi veya trombositozunuz varsa aşağıdaki noktalar önemlidir:
 
  • Düzenli tıbbi bakım almalısınız.
  • Sigarayı bırakmalı ve yüksek kan kolesterolü, yüksek tansiyon, ve diyabet gibi kan pıhtısı için risk oluşturan faktörleri kontrol altında tutmalısınız.
  • Kan pıhtısı ve kanamanın bulgu ve belirtilerine dikkat etmeli, bunlar görüldüğünde derhal doktorunuza haber vermelisiniz.
  • Tüm ilaçları yazıldığı şekilde kullanmalısınız.

Platelet sayısını düşürmek için ilaç kullanıyorsanız cerrahi veya diş ile ilgili bir işlemden önce bunu doktorunuza ya da diş hekimine bildirin. Bu ilaçlar kanınızı sulandırarak cerrahi işlemler sırasında kanamayı artırabilirler.
 
Kanı sulandıran ilaçlar iç kanamaya da neden olabilirler. İç kanama bulguları ciltte çürükler, dışkıda taze kan veya kahve telvesi görünümü, idrarın pembe ya da kırmızı renkte gelmesi, menstruasyonda kanamanın artması, diş etlerinde kanama ve burun kanamalarıdır. Bunlardan herhangi biri varsa derhal doktorunuzla bağlantı kurun.
 
İbuprofen gibi reçetesiz satılan ağrı kesicilerden sakının (Tylenol® hariç). Bu ilaçlar midede veya barsaklarda kanam riskini artırır ve aspirinin etkinliğini sınırlandırabilir. Soğuk algınlığı ve ağrı dindirmek için satılan reçetesiz ilaçlarda ibuprofen bulunabileceğini aklınızdan çıkarmayın.